Sıcakkanlı AtlarAt Irkları

Friesian Atı: Avrupa’nın Siyah İncisi

Avrupa’nın en eski at ırklarından biri olarak kabul edilen Friesian atı, Hollanda’nın kuzeyindeki Friesland bölgesinde ortaya çıkmıştır. Bu asil ve gösterişli cins, binlerce yıldır varlığını sürdürmekte olup eski çağlardan beri insanlarla beraber anılmaktadır[1].

Tarihi

Nitekim Romalı tarihçi Tacitus M.S. 1. yüzyılda Friesian atlarından “son derece güçlü ve çok yönlü” olarak bahsederek bu atların kadim kökenine vurgu yapmıştır[1]. Orta Çağ boyunca zırhlı şövalyelerin tercihi olan Friesian atları, ağır zırhları taşıyabilecek kadar güçlü, aynı zamanda çevik ve itaatkâr birer savaş atıydı.

16 ve 17. yüzyıllarda Hollanda’nın İspanyol hakimiyetine girdiği dönemde ise, Andalusian ve Arap atı kanı karışarak Friesian ırkını daha hareketli ve dayanıklı hale getirmiş, böylece bu atlar şehir arabalarında ve gösteri amaçlı koşumlarda daha fazla kullanılmaya başlanmıştır[2][3].

Friesian atı yüzyıllar boyunca popülerliğini korumuş olsa da, 20. yüzyılın başlarında neredeyse yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. 1913 yılına gelindiğinde anavatanı Friesland’da kayıtlı sadece üç aygır kalmıştı[4]. Çok amaçlı tarım ve taşıma işlerinde at gücünün yerini makinelerin almasıyla Friesian ırkı ciddi bir düşüş yaşamıştı. Ancak II. Dünya Savaşı sırasında yakıt sıkıntısı baş gösterince atlara olan ihtiyaç yeniden canlandı ve Friesian atlarının değeri tekrar anlaşıldı[4].

Yerel yetiştiricilerin ve KFPS (Koninklijk Friesch Paarden Stamboek) gibi kuruluşların çabalarıyla ırk koruma altına alındı; 1879’da kurulan bu orijinal Friesian soy kitabı sayesinde bilinçli bir yetiştirme programı yürütüldü[5]. Bu sayede Friesian atı 20. yüzyıl ortalarında yeniden toparlanarak güçlü bir geri dönüş yaptı. 1950’lerde dünya genelinde sadece birkaç yüz kadar kalan Friesian sayısı günümüzde on binlerceye ulaşmıştır[6][7]. Üstelik sadece Hollanda’da mevcut at popülasyonunun yaklaşık %7’sini Friesian ırkı oluşturmaktadır[8], bu da ırkın anavatanında hala ne denli sevildiğini göstermektedir.

Friesian atlarının modern kullanımı ve popülerliği

Günümüzde bu ırk, başta dressage (binicilik okulu) disiplininde ve at arabası koşularında kendini göstermektedir[9]. Güçlü, yüksek aksiyonlu trot yürüyüşleri ve ihtişamlı duruşları ile özellikle gösteri amaçlı sürüşlerde ve törenlerde sıkça tercih edilirler. Hollanda’da geleneksel “Sjees” adı verilen iki tekerli zarif at arabalarını çekmek üzere Friesian atları kullanmak yüzyıllardır süregelen bir kültürdür[10]. Bunun yanı sıra Friesian, sakin mizacı sayesinde eğlence sektöründe de yıldızı parlayan bir ırktır. Tarihî ve fantastik film-dizilerin vazgeçilmezi haline gelmişlerdir; örneğin Yüzüklerin Efendisi üçlemesinde ve Game of Thrones dizisinde Friesian atları görsel ihtişamlarıyla tüm dünyaya kendilerini hayran bırakmıştır[11]. Eğitilmeye istekli ve kamera karşısında soğukkanlı olmaları sebebiyle film setlerinde tercih edilen Friesian atları, zarif görünümleriyle sahnelere adeta büyü katar.

Irkın Özellikleri

Friesian atları, sürü halinde merada dinlenirken bile siyah parlak postları, uzun dalgalı yeleleri ve kuyruklarıyla hemen dikkat çeker.

Friesian atı denildiğinde akla ilk olarak görkemli siyah rengi gelir. Koyu siyahdan hafif kırçıl siyaha kadar değişebilen bu atların postunda beyaz nişanelere genellikle izin verilmez; yalnızca alın bölgesinde ufak bir yıldız şeklinde akıtma olursa safkan olarak kabul edilebilir[12][13]. Friesian’lar ortalama 15–16 el (yaklaşık 155–165 cm) yüksekliğe ulaşan, sağlam yapılı ancak orantılı bir vücuda sahip atlardır[14]. Ağırlıkları genellikle 550–650 kg civarındadır. Gövdeleri kaslı ve derin göğüslü, boyunları kalın ve zarif bir kavise sahip şekilde yüksekte taşınır. Baş yapıları görece uzun fakat ince ve asil görünüşlüdür; küçük ve tetikte kulaklar, belirgin büyük gözler bu ırkın karakteristik özelliklerindendir. Bacakların alt kısmında bol ve uzun tüyler (füz veya paça tüyleri olarak da bilinir) bulunur ve bu gür püsküller atın hareket halindeki siluetine ayrı bir zarafet katar[15][16]. Yele ve kuyrukları son derece uzun, kalın ve dalgalı olup genellikle doğal haliyle, kesilmeden bırakılır. Bu ihtişamlı dış görünüş, Friesian atını başka ırklardan hemen ayırt etmeyi sağlar.

Mizaç ve Yetenekler: Friesian atları karakter olarak uysal, zeki ve insan odaklı olmalarıyla bilinirler[17]. Genellikle sakin ve soğukkanlı bir yapıları olmakla birlikte enerjik ve çalışkan atladırlar. Eğitim konusunda isteklidirler; yeni şeyler öğrenmeye açık olup binicilerini memnun etmeye hevesli bir tutum sergilerler[17]. Bu özellikleri sayesinde disiplinli bir eğitimle iyi birer okul atı veya gösteri atı olabilirler. Yine de güçlü yapıları ve canlı adımları nedeniyle, tamamen acemi binicilerden ziyade at tecrübesi olan binicilerle daha iyi bir uyum yakalayabilirler. Doğru yaklaşıldığında Friesian atı sahibine son derece sadık kalır ve onunla güçlü bir bağ kurar.

Friesian atlarının hareketleri de oldukça dikkat çekicidir. Doğal yürüyüşleri yüksek adımlı, gösterişli bir trot şeklindedir; bu sayede özellikle dressage (dresaj) yarışmalarında ve at arabası gösterilerinde estetik bir görüntü sergilerler. Adımlarının süspansiyonu ve ritmi yüksektir. Bir Friesian atını izlerken, gururla başını ve boynunu yukarıda taşıyarak ilerlemesi onun soylu karakterini yansıtır. Irk standartlarında “kendi kendini taşıyan, canlı ve uyumlu bir hareket” arzu edilen özelliklerden biridir[18].

Temel Fiziksel Özellikler 

  • Renk: Her zaman siyah (safkanda vücutta beyaz leke olmaması gerekir; sadece küçük bir alın yıldızı kabul edilir)[12][13].
  • Yapı: Kaslı ve kompakt gövde, güçlü bacaklar ve geniş göğüs yapısı.
  • Boy: İdeal cidago yüksekliği 160 cm civarında[19][14].
  • Ağırlık: Ortalama 600 kg dolaylarında, iri ve güçlü bir at.
  • Baş ve Boyun: Uzun ve asil bir baş profili; kalın, hafif kavisli güçlü bir boyun. Küçük dik kulaklar ve canlı bakışlı büyük gözler.
  • Yele ve Kuyruk: Çok uzun, gür ve dalgalı. Genellikle kesilmeden doğal haliyle bırakılır.
  • Bacaklar: Diz altından itibaren uzun püskül tarzı tüylerle (fetlock) kaplı. Bu özellik atın soğuk iklim kökenine işaret eder ve görsel ihtişam katar.

Barok ve Spor Tipleri:

Günümüzde Friesian atları genel olarak iki tipe ayrılır.

Barok tip denilen klasik Friesian, eski dönem savaş ve çalışma atlarının mirasını taşıyan, daha iri kemikli ve ağır yapıdaki formdur. Bu tip Friesian’lar gösterişli duruşları ve güçlü gövdeleriyle dikkat çeker.

Spor tip Friesian ise modern yetiştiriciliğin ürünü olarak daha atletik ve ince yapılıdır; özellikle binicilik sporlarında (örneğin üst düzey dresaj yarışmaları) daha başarılı olmaları amacıyla geliştirilmiştir[20]. Spor tip Friesian, barok tipe kıyasla daha uzun bacaklı ve hareket kabiliyeti yüksek olabilir. Her iki tip de safkan Friesian sayılır ve aynı soyağacına dayanır; sadece kullanım alanlarına göre vurgulanan fiziksel özelliklerinde ufak farklılıklar bulunmaktadır.

Kullanım Alanları

Friesian atları tarih boyunca çok yönlü kullanımlarıyla öne çıkmış bir ırktır. Orta Çağ’da savaş meydanlarında şövalyelerin altında savaş atı olarak boy gösterirken, barutun icadıyla ağır süvari devri kapanınca bu atlar yeteneklerini farklı alanlarda sergilemeye devam etmiştir. Özellikle tarım ve taşımacılık alanında, güçlü yapılarıyla çiftlik arabalarını ve yükleri çekmek için kullanılmışlardır. Mekanizasyon öncesi dönemde Frizya’nın süt çiftliklerinde ve tarlalarında Friesian atları koşum hayvanı olarak önemli rol oynamıştır[6]. Günümüzde ise modern tarımda atlara pek ihtiyaç kalmasa da, Friesian atları geçmişteki bu rollerini anmak üzere zaman zaman geleneksel tarım gösterilerinde ve festivallerde yine koşum yaparken görülebilirler.

En belirgin kullanım alanlarından biri binicilik sporları ve atlı gösterilerdir. Friesian atları, üstün hareket kabiliyetleri ve estetik duruşları sayesinde dresaj (dressage) disiplininde giderek daha fazla boy göstermektedir[21]. İyi bir eğitimle, özellikle spor tipine sahip Friesian’lar uluslararası dresaj müsabakalarında başarılı performanslar sergileyebilmektedir. Barok tip Friesian’lar da yüksek okul hareketlerini öğrenme yatkınlığı ile orta seviyeye kadar dresajda etkileyici bir izlenim bırakabilirler. Bunun yanı sıra Friesian’lar engel atlama gibi dallarda pek görülmezler; ağır cüsseleri ve farklı kas yapıları sebebiyle yüksek atlamada iddialı değillerdir. Ancak western riding, trail riding (kır gezintisi) gibi disiplinlerde veya gösteri amaçlı özgür stil gösterilerinde sakin karakterleri sayesinde güvenilir bir binek atı olabilirler. Patika gezilerinde kolay kolay ürkmeyen, soğukkanlı tavırlarıyla tanınırlar; bu da arazide sürpriz engellerle karşılaşıldığında binicisine güven verir[22][23].

Atlı arabacılık ve tören kullanımı, Friesian atlarının en görkemli şekilde sergilendiği alanlardandır. Özellikle çift veya dörtlü koşum takımlarında siyah Friesian’lar uyum içinde koşarken etkileyici bir manzara sunarlar. Hollanda’da geleneksel Friesian Sjees arabalarını çekmek üzere kullanılan bu atlar, geçmişin zarafetini yaşatan yarışma ve gösterilerin gözdesidir[10]. Sjees adı verilen iki tekerli klasik arabalar, bir centilmen ve bir leydinin oturduğu, büyük tekerlekli ve süslü arabalardır; bu arabaların Friesian atları tarafından çekilmesi Friesland kültür mirasının parçasıdır. Günümüzde de Friesian atları uluslararası at arabası yarışmalarında (konkur) sıklıkla boy göstermekte, hem rekreatif hem de sportif sürüş kategorilerinde başarıyla kullanılmaktadır[24][25]. Ayrıca pek çok ülkede resmi törenlerde, geçit alaylarında ve hatta cenaze merasimlerinde Friesian atları tercih edilir. Özellikle cenaze törenlerinde geleneksel siyah atların çektiği arabalar kullanılmak istendiğinde, sakin ve ağırbaşlı tavrı nedeniyle en çok Friesian ırkı seçilmektedir[26].

Geleneksel yüksek tekerlekli bir sjees arabasını çeken bir çift Friesian atı. Friesian’lar, uyumlu adımları ve asil görünüşleriyle tören ve gösteri arabacılığında öne çıkar.

Friesian atlarının popülerliğini perçinleyen bir diğer unsur da medya ve eğlence sektörü olmuştur. Sinema filmlerinde ve televizyon dizilerinde tarihi ya da fantastik karakterlerin binek atı olarak Friesian cinsi sıkça karşımıza çıkar. Bunun başlıca sebebi, bu atların kameralar önünde muhteşem görünmeleri ve kolay eğitilebilir olmalarıdır[23]. Sahip oldukları heybetli duruş, uzun siyah yeleleri ve kuyruklarıyla birleşince özellikle epik sahnelerde aranan görüntüyü sağlar. Dahası, set ortamındaki yoğun koşuşturma ve gürültüye rağmen soğukkanlı kalabilen bir ırk olmaları, yapımcıların Friesian atlarını tercih etmesinde etkili olmaktadır[27]. Ladyhawke (1985) filminden Mask of Zorro’ya, Narnia Günlüklerinden Game of Thrones’a kadar pek çok yapımda Friesian atları kullanılmıştır[28][11]. Bu sayede geniş kitleler bu ırkı tanıma fırsatı bulmuş ve Friesian atlarına olan hayranlık dünya çapında artmıştır.

Bakım ve Sağlık

Friesian atı, gösterişli özellikleriyle orantılı bir özen ve bakım gerektirir. Uzun yele ve kuyruklarının düzenli olarak taranıp temiz tutulması, dolanmalarının engellenmesi önemlidir. Aynı şekilde, bacaklarındaki püskül tüyler de özel bakım ister; bu tüylerin altındaki deriyi sağlıklı tutmak için periyodik temizlik ve kurutma yapılmalıdır. Aksi takdirde nem ve kir birikimine bağlı pastern dermatiti gibi cilt sorunları gelişebilir. İri cüsseli bir at olduğundan, eklem ve bacak sağlığını korumak için düzenli egzersiz ve uygun zeminde hareket etmeleri gerekir. Beslenme konusunda da, güçlü bir metabolizmaya sahip oldukları için dengeli ve yeterli besin almaları önem taşır.

Friesian ırkı genetik sağlamlık açısından genel olarak dayanıklı kabul edilse de, uzun yıllar kapalı bir soy kütüğünde üretilmeleri bazı kalıtsal rahatsızlıklara yatkınlık oluşturmuştur. Araştırmalara göre Friesian kan hatlarında cücelik, hidrosefali (su beyin), aort damarı rüptürü ve megaözofagus gibi nadir de olsa görülebilen genetik sorunlar tespit edilmiştir[29].

Ayrıca bazı sindirim sistemi hassasiyetleri ve bağışıklık sistemi zayıflıkları olabileceği bildirilmiştir[30]. Bu nedenle, Friesian yetiştiricileri akrabalı çiftleşmeleri önlemek adına soy ağacını yakından takip etmekte ve aygır-damlara DNA testleri uygulamaktadır[31][32]. Nitekim Kuzey Amerika Friesian At Birliği (FHANA) ve KFPS, tüm damızlık aygırlarda genetik taramalar yaparak istenmeyen gen taşıyıcılarını kayıt dışı bırakmaktadır[33].

Bu tür önlemler sayesinde günümüzde Friesian atları genel olarak sağlıklı bir popülasyon halinde yaşamlarını sürdürmektedir. Tabii uygun bakım, düzenli veteriner kontrolleri ve sevgi dolu bir ilgiyle bu atlar 20 yıla varan uzun bir ömürle sahiplerine eşlik edebilirler.

Sonuç

Özetlemek gerekirse Friesian atı, hem fiziksel ihtişamı hem de köklü tarihiyle at dünyasında özel bir yere sahiptir. Friesland’ın verimli topraklarından çıkıp önce Avrupa’ya, sonra tüm dünyaya yayılan bu ırk; savaş meydanlarından kraliyet arabalarına, çiftliklerden olimpiyat dresaj arenasına kadar çok çeşitli rollerde kendini kanıtlamıştır. Günümüzün binicilik eğitmenleri ve at sahipleri için Friesian atı, eğitilebilirliği ve insan dostu karakteriyle kıymetli bir partner olmaya devam etmektedir. At meraklıları ve genel kültür açısından bakıldığında ise Friesian, efsanevi siyah siluetiyle tarih kitaplarından beyaz perdeye uzanan bir efsaneyi temsil etmektedir. Eğer bir gün bir Friesian atını yakından görme veya onunla çalışma şansınız olursa, bu görkemli “kara inci”nin enerjisi ve asaletinden etkilenmemeniz mümkün olmayacaktır.

Kaynaklar

  1. Friesian horse – Wikipedia (İngilizce): Friesian atının kökeni, tarihçesi ve özellikleri hakkında kapsamlı bilgi [2] [3] [5] [9] [14] [15] [16] [29] [30].
  2. The Livestock Conservancy – Friesian Horse: Friesian atının korunma hikâyesi, nüfus verileri ve ırk özellikleri [6][7][34].
  3. Forever Horse Crazy – 10 Fun Facts About Friesian Horses: Friesian atlarına dair ilginç tarihsel notlar ve popüler kültürdeki yeri [1][4][8] [10] [13] [33].
  4. Wild Jolie – What are Friesian Horses Used For?: Friesian atlarının modern kullanım alanları (dresaj, arabacılık, film sektörü vb.) üzerine derleme [11] [18] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28]
  5. Vetrehberi – Friesian At Irkı ve Özellikleri: Türkçe kaynak olarak Friesian atının fiziksel ve genetik özelliklerini aktaran veteriner yazısı[19][31] [32].

 

 

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. Hollanda ülkesine ait tek safkan cinsidir Friesian atları. 13. Yüzyılda rastlanmış tarihte ama şükür bazı dönemlerde sayıları ciddi oranda azalmasına ve hatta yok olma tehlikesine girmesine rağmen günümüze kadar gelebilmiş bir cinstir.

  2. Gösterilerde gözüme çarpmıştı ilk olarak. Yeleleri ve kuyrukları çok dikkat çekici. Avrupa’da önemli kişiler arabalarının önlerine friesian atlarını koşarlarmış. Çiftliklerde kullanılmadığından dolayı nesilleri bir ara kaybolma tehlikesi bişe yaşamış.

Başa dön tuşu